199 metrekare sendromu: Hayalindeki eve bir diş geçmeyenler
Bir ev düşünün... Çocuklarınızın bahçede oynadığı, pazar kahvaltılarınızı terasta yaptığınız, emeklilik yıllarınızı huzurla geçireceğiniz bir yuva. Şimdi bu hayali kurarken bir de hesap yapmanız gerekiyor: Metrekare 200'ü geçecek mi, geçmeyecek mi?
Türkiye'nin dört bir yanında müstakil ev sahibi olmak isteyenler, yapı denetim zorunluluğundan kaçınmak için evlerini tıpkı bir kontenjan hesabı yapar gibi 199 metrekareyle sınırlandırıyor. Peki neden 200 değil de 199? İşin sırrı, 4708 sayılı Yapı Denetim Kanunu'nda gizli.
Mühendise 10 bin, mimara 7 bin, denetime 160 bin lira..."
Kanuna göre bodrum katı dışında en çok iki katlı ve toplam inşaat alanı 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar yapı denetim kapsamı dışında kalıyor . Yani eviniz 199 metrekare olursa yapı denetim firmasına para ödemiyorsunuz. Ama 200 metrekareyi bir santim geçerseniz, işte o zaman hesap kabarmaya başlıyor.
Bir vatandaşın Ekşi Sözlük'te paylaştığı maliyet tablosu durumu özetliyor: "Metrekareyi 199 ile sınırlandırmamın nedeni, yaklaşık 200-300 bin tutan yapı denetim masrafına girmemek. 50-60 bin olsa yapı denetimle kesinlikle çalışırdım" .
Aynı kullanıcının 2025 yazı itibarıyla paylaştığı rakamlar ise daha vahim: 250 metrekare bir ev için yapı denetim firmasına 160 bin lira, şantiye şefine 45 bin lira, zemin etüt denetçisine 12 bin lira, beton laboratuvarına 25 bin lira ödemiş .
TUS'lu olmak zorunda" ama kimse bilmiyor
İşin ilginç tarafı, birçok kişi 200 metrekare altındaki evleri "denetimsiz" zannediyor. Oysa durum hiç de öyle değil. Uzmanlar uyarıyor: 200 metrekare altındaki yapılar yapı denetim kanunu kapsamı dışında olabilir ama bu kaçak yapı yapabileceğiniz anlamına gelmiyor. Bu evler için de yapı ruhsatı almak, mimari proje, betonarme proje, zemin etüdü gibi belgeleri hazırlatmak şart .
Tek fark, yapı denetim firması yerine "Teknik Uygulama Sorumlusu" (TUS) denilen mimar ve mühendislerin devreye girmesi. Yani aslında denetim yine var, sadece adı ve faturası değişiyor .
Köylerde işler biraz farklı
Köyde ev yapacaklar için ise rakam 500 metrekare. Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy yerleşik alanlarında bodrum katı ve çatı arası dışında en çok iki katlı ve toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen konutlar da yapı denetimden muaf .
Peki bu durum nerede yaşanıyor?
Özellikle büyükşehirlerin çevre ilçelerinde, müstakil ev hayali kuran orta gelirli aileler bu hesabı yapmak zorunda kalıyor. Ankara'nın Çankaya'sından İzmir'in Urla'sına, Antalya'nın Konyaaltı'ndan Bursa'nın Nilüfer'ine kadar birçok yerde insanlar "199 metrekare sendromu" yaşıyor. Hatta Sakarya Söğütlü'de bir vatandaşın forumlarda sorduğu soru manidar: "Bodrumla beraber 212.5 metrekare oluyor, yapı denetime girer mi?"
Zihniyetin sorgulandığı nokta
Asıl tartışılması gereken şu: İnsanlar neden evlerini ihtiyaçlarına göre değil de bir kanun maddesine göre tasarlamak zorunda kalıyor? 210 metrekarelik bir eve ihtiyacı olan aile, ya hayalinden vazgeçip 199 metrekarede takılıyor ya da cebinden on binlerce lira fazladan para çıkarıyor.
Bir forum kullanıcısının sitemi durumu özetliyor: "Sistem böyle çünkü. Herhangi somut bir şey yapmaya kalkıştığınız an, devletin resmi ve yarı resmi kurumları gelir paylarını isterler" .
Oysa 1999 depremi sonrası can ve mal güvenliği için getirilen bu düzenlemelerin , vatandaşı "kurnazlık yapmaya" iten bir bürokrasi çarkına dönüşmesi, üzerinde düşünülmesi gereken bir durum.
Belki de sorun, denetimin kendisinde değil, maliyetlerin ve bürokrasinin vatandaşı "199 metrekare tuzağına" mahkûm etmesinde...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
LÜTFEN Yorum yaparken:
1. İçerik konusuyla alakalı olmasına özen gösterin.
2. Yazım ve dil bilgisi kurallarına uymayı ihmal etmeyin.
3. Konu ile ilgili olmayan sorularınız için ise Blogger Yardım veya İletişim sayfalarını kullanın.